SAUER S101 CLASSIC

0
266

Yepyeni bir bolt-action. Serinin amiral gemisi S202 modeline oranla daha erişilebilir bir fiyatla piyasada: Sürgü milinin kuyruğu üzerindeki düğme sayesinde süper güvenli, yenilikçi yataklama ve bir kilogramın altındaki tetik düşürme ağırlığı sayesinde ise gayet isabetli bir silah. Dizaynı her zamanki gibi çok şık

Yivli namlulu tüfekler konusunda Sauer markasının oldum olası pazarın üst segmentteki alıcı grubuna hitap eden üstün kalitede, şık ve mükemmel işçilikli modeller ürettiği bilinen bir gerçek. Bu kural hem bolt-action tüfekler, hem de yarı otomatik 303 modeli için geçerli. Bu yıl tanıtımı ilk kez IWA Fuarında yapılan 101 modeli tüfekle, firma ilk kez yeni bir anlayışa yöneldi ve daha erişilebilir bir fiyat bandı ile pazarın orta segmentinde yer alan alıcılara da hitap etme kararı aldı. Fiyatı daha uygun olmakla birlikte, bu tüfek maksimum güvenliği ve yüksek isabet hassasiyetini sağlamak için gerekli olan teknik donanıma sahip. Kısaca, daha az para harcayacak, ama paradoksal bir şekilde daha fazlasını elde edebileceksiniz.

TEKNOLOJİSİ

S101 modelinin sürgü mekanizması mantıksal olarak S202 modelinin çizgilerini devam ettiriyor, ama alt kısmı tamamıyla farklı: Dairesel kesitli ve artık kundak grubunu iki ayrı parçaya bölmüyor. Bunun yerine şimdi doğrudan doğruya cevizden yapılmış yekpare ahşap kundak grubuna (S101 Classic), veya bu testte kullandığımız modelin (S101 Classic Xt) polimer kundak grubuna oturuyor. Silahın kundak grubu Ergo-max olarak adlandırılmış ve adından da anlaşıldığı gibi, ergonomik açıdan atıcının gözüyle dürbünün ekseni arasında mükemmel bir hiza oluşturacak şekilde dizayn edilmiş. Araka kısmında (palada) Amerikan tarzı çizgilere sahip, sırtı kısmı düz ve Montecarlo tipi çıkıntıya yer vermeden hafif kabartılı bir yanak desteği var. El kundağı ise daha Avrupai tarzda, uç kısmı schnabel tipi. Kundak grubu solak atıcıların da rahat kullanabilmesi amacıyla tamamen simetrik yapılmış, tutuş noktalarında yüzeyler tırtıklı ve soft touch yüzey işçiliği tüfeğe tutuş avantajı getirdiği gibi, sıcak bir görünüm de kazandırıyor. Namlu bütün standart kalibrelerde 560 mm uzunlukta, magnum kalibrelerde ise 610 mm. Av tipi namlularda olduğu gibi namlu ağzına doğru çok hafif şekilde daralıyor ve dış çapı 16,8 mm oluyor. Yivleme dövme tekniğiyle yapılmış, hatve oranı (.30-06 kalibre için) 11 inç.

Bütün modellerde tek bir sürgü uzunluğu kullanılmış ve sürgü boyu hepsinde 175 mm; kovan atma penceresi ise 85 mm uzunluğunda. Namluyla sürgü arasındaki birleşim sistemi yenilikçi: Buraya diş açılmamış ve namlu sıcak işlemle ve kastırma tekniğiyle kasadaki yuvasının içine geçirilmiş, daha sonra soğutma işlemiyle daraltılarak yuvasına sabit şekilde raptedilmiş. “Heat lock” tadı verilen bu sistem imalat sürecine bazı kolaylıklar sağladığı gibi, birbirine birleştirilen iki elamana daha yüksek bir koaksiyellik (aynı eksende kalma) avantajı getiriyor.

1. Sürgünün genel görünümü S202 modelindekiyle büyük benzerlikler taşıyor. Başlıca fark yekpare kundak grubu

2 ve 3. Dura safe olarak adlandırılan manuel emniyet ileri geri hareket eden bir düğmeden oluşuyor ve ilk kez bu tip bir silahta kasanın sırtında değil, sürgü milinin kuyruğu üzerinde bulunuyor. Ortasındaki düğmeye basılınca devreye girip çıkıyor. Silah ayrıca sürgü tam kapalı değilse iğnenin kurtulmasını önleyen otomatik emniyet tertibatına da sahip.

Namlu, “saat 4” yönünde temperli çelikten bir çıkıntıya sahip ve bu çıkıntı kasanın ön kenarına açılmış bir oyuğa oturuyor. Bu sistem montaj sırasında karşılıklı birleşme noktaları oluşturarak kapanma yuvalarının sürgüye oranla doğru şekilde hizalanmasına yardımcı oluyor. Nitekim sürgü, önde 120 derece açılı üçerlik iki seri halindeki takozlar vasıtasıyla doğrudan namlu kuyruğunun uzantısına oturarak kapanıyor ve yeni nesil tüfeklerde sıkça görülmeye başlandığı gibi, çapı takozlarla eşit silindirik bir gövdeden oluşuyor. Bu şekilde sürgü mekanizmasının iç kısmı tamamen silindirik yapıda. Bu da imalat açısından getirdiği kolaylığın yanı sıra, sürgüye akıcılık da kazandıran bir başka avantaj. Sürgünün açılma ve kapanma hareketi sırasında kazara dönmesi sürgü mili üzerindeki tutucu dişle önleniyor, çünkü bu diş hareket sırasında silindir üzerinde açılmış bir kanala girerek bloke oluyor.

Tutma kolu geriye kaydırılmış durumda ve av sırasında sağa sola takılmasını önlemek amacıyla fazla dışa çıkıntılı tasarlanmamış. Yine de polimer topuzu çok iyi bir tutuş sağlıyor. Topuz üzerindeki ince kanallar aynen bir revolverin topu üzerindekileri andırıyor (ve zaten bu nedenle Revolver knob olarak adlandırılıyor). Sürgünün yüzü fişeğin tablasını içinde tamamıyla barındırabilmek için derin şekilde oyuk, burada tipik giyotin tipi tırnaktan (kovan çıkartıcıdan) başka, sustalı pim şeklinde bir çift kovan fırlatıcı var. Kovanı yeterince sertçe attıktan başka, fırlatma yönü silaha dikey açılı mükemmel bir yataylıkta gerçekleşiyor ve dürbüne çarpma riski tamamıyla yok ediliyor.

Emniyet tertibatı için düşünülmüş olan çözüm çok ilginç: Diğer av tüfeklerinde (en başta Blaser R93 modelinde) olduğu gibi kızaklı tipteki emniyet düğmesi bu modelde farklı olarak sürgü mekanizmasının kuyruğu üzerine değil, sürgü milinin kuyruğu üzerine yerleştirilmiş. Bu düğmeyi devreye alıp çıkarmak için ortasındaki küçük düğmeye basmak gerekiyor. Bu şekilde kazara meydana gelebilecek ateşleme eylemlerinin önüne geçilmiş oluyor. “Dura safe” olarak adlandırılan manuel emniyet tertibatından başka, bir de sürgü komple kapalı değilse iğnenin kurtulmasını önleyen otomatik emniyet sistemi ile, iğnenin kurulu olduğunu belirten emniyet mevcut. Manuel emniyet hem istemeden ateş etme riskini ortadan kaldırıyor, hem de sürgünün açılmasını önlüyor. Ama silahı istediğiniz zaman güvenli olarak boşaltmanız mümkün: Bunun için sürgünün yan tarafında, tutma kulpunun hemen arkasında bulunan düğmeye basmak yeterli. Bu şekilde sürgü serbest kalıyor ve açılabiliyor. Aynı düğme akıllı bir çözümle sürgünün silahı temizlerken çıkartılması için de kullanılıyor.

Silahın isabet hassasiyetini yükseltmek ve çevre koşullarından etkilenmeden her zaman homojen şekilde verimli olmasını sağlamak için “Ever rest” olarak adlandırılan özel bir yataklama geliştirilmiş.

BENZERSİZ TİPTE BEDDING (YATAKLAMA)

Bu yatak, alüminyumdan yapılmış prizma formunda bir blok ve kundak grubunun tam ortasında açılmış yuvaya yerleştirilmiş. Üst kısmında ve namlunun ilk 8-10 milimlik bölümünde sürgünün kıvrımlı şeklini alıyor. Bu parçayı kundağa epoksi reçine ile yapıştırmışlar, kasaya ise temperli çelikten iki adet silindirik pimle raptedilmiş. Bu dikey pimler geleneksel recoil lug’ın (geri tepme takozunun) yerini almış. Reçine ile temas yüzeyini arttırmak için bu parçanın alt kısmına üç adet uzunlamasına çıkıntı yapılmış. Sürgünün arka tarafında, tespit vidasının bulunduğu yerde herhangi bir yatak yok. Bu çözüm sürgü ile kundak arasındaki temas yüzeyini asgariye indirmek ve her türlü etkileşimi yok etmek amacıyla düşünmüşler (tabii ahşap versiyon için).

1. Tabanca tipi kabzanın altında Sauer logosu var ve kabza yüzeyleri şık ve fonksiyonel tırtıklı panellerle donatılmış.

2. Sürgü mili , çapı kilit takozlarının üst noktalarının oluşturduğu daireye eşit olan gövdesiyle “modern” bir dizayna sahip. Bu tip bir dizayn imalatı kolaylaştırdığı gibi, sürgüye akıcılık ta kazandırıyor.

3. Sürgü kafasında altı adet kilit takozu var ve üçlü seriler halinde dizilmişler. Resimde kovan çıkartıcı tırnak ve ikili kovan fırlatıcı görülüyor.

4. Sürgünün alt kısmına kılavuz kanal açılmış. Resimde aynı zamanda kurma kolunun sentetik topuzu görülüyor.

Tetik mekanizması da oldukça “Amerikanvari”, çünkü (Avrupa’da geleneksel olarak kullanılan) stecher donanımı öngörülmemiş. Tek kademeli tetik sisteminde tetik düşürme ağırlığı yaklaşık 900 gram kadar. Bizim test ettiğimiz örneğin Lyman dinamometre ile ölçtüğümüz tetik düşürme ağırlığı 800 gramdı ve tetik son derece pürüzsüz şekilde çalışıyordu.

202 serisine göre küçük ama anlamlı diğer bir yenilik de besleme sisteminde mevcut: Tek sıralı şarjörün yerine çift sıralı ve dönüşümlü mermi süren tipte polimer bir şarjör kullanılmış (yay tabii ki çelikten). Bu şarjör 5 standart fişek kapasiteli, 4 adet de magnum fişek alabiliyor. Şarjör düşürme sistemi aynen 202 modelindeki gibi bırakılmış, şarjör yuvasının ön tarafında bulunan (korkulukla tümleşik) bir düğme bu görevi yerine getiriyor.

1 ve 2. Şarjör çift sıralı, polimer malzemeden ve 5 fişek kapasiteli (magnum fişeklerde 4). Şarjörü tutan düğme tetik köprüsünün ön kısmında.

3. Tüfek, “Ever rest” olarak adlandırılan yenilikçi bir yataklamaya sahip. Alüminyum malzemeden yapılmış bu parça kundak gövdesine reçineyle tutturulmuş ve geleneksel recoil lug yerine iki çelik pimle sabitlenmiş olduğu kasa ile arayüz oluşturuyor. Namlu kasaya dişler vasıtasıyla değil, direkt olarak sıcakken “Heat lock” sistemiyle geçirilmiş.

4. Tetik mekanizması çok iyi çalışıyor, tek kademeli ve efektif tetik düşürme ağırlığı 800 gram.

5. El kundağı Avrupa tarzında Schnabel yapısında ve onun da üzerinde kavrama sağlayan tırtıklı paneller mevcut.

TEST ATIŞLARIMIZ

Test atışlarını her zamanki gibi 100 metre mesafeden destekli olarak yaptık ve piyasa işi 150 grain Ks çekirdekli Rws ile, 180 grain Trophy bonded çekirdekli Federal fişekler kullandık. Atışlara başlamadan önce tüfeğe sabit bağlantılı bir Zeiss Duralty 3-12×50 dürbün monte edildi. Dürbün montajında kullanılan ayaklar Remington 700 serisindekilerle uyumlu ve bu da konfigürasyon, malzeme, yüzey işçiliği vesaire gibi öğeler açısından geniş bir seçme olanağı sağlıyor.

Silah 3 kilogramı çok az aşan ağırlığıyla yorucu sayılmaz (dipçik polimer olsa bile kasanın çelikten olduğunu unutmayalım), 560 mm uzunluğunda namlu ise tüfeğe kullanışlılık kazandırıyor. Buna rağmen geri tepme reaksiyonları oldukça sert, ama silah atışlar sırasında yatay eksenini koruyabiliyor ve namlu şahlanması çok sınırlı diyebiliriz.

İleri geri hareketle çalışan manuel emniyet düğmesine kolay müdahale edilebiliyor, devreye alırken üstteki düğmeyi sonuna kadar ileri ittirmeniz gerekiyor. Devreye alınışı ve çıkarılışı çok sessiz (bu da av sırasında önemli bir özellik). Emniyet kurulu değilken kırmızı bir nokta görünüyor. Butonu uzunlamasına kısa olsa da, yeterince geniş olduğundan eldivenlerle bile rahatça müdahale edilebiliyor.

1. Ergo max olarak adlandırılan kundak grubu, atıcının gözüyle dürbünün ekseni arasında mükemmel bir hiza oluşturacak şekilde dizayn edilmiş. Soft touch yüzey işçiliği tutuş sağlamaya yönelik işlevinden başka, dokunduğunuzda farklı bir sıcaklık veriyor. Dipçik pedi yumuşak ve konforlu.

2. Silahın görünümü fazla estetik sayılmaz, namlu ağzındaki işçilik kalitesi de biraz kaba, ama atış hassasiyeti açısından bunların olumsuz etkisi olmadı.

3. Namlu 560 mm uzunluğunda, öne doğru hafifçe inceliyor ve namlu ağzında dış çapı 16,8 mm oluyor.

4. Resimde silahın ahşap kundaklı versiyonu görülüyor.

Tabanca tipi kabza oldukça dik pozisyonda, geri tepme eylemini yönetebilmenize ve silahı daha iyi kontrol etmenize yardımcı oluyor. Sürgünün konfigürasyonu kapalı tipte (yani sadece dar ve uzun bir kovan atma penceresinden oluşuyor) olsa da, şarjörü silahtan çıkarmadan fişekleri doğrudan üstten beslerken herhangi bir zorlukla karşılaşmadık. Tabii bu işlem eldivenlerle o kadar kolay değil ama, o zaman da düğmesine basıp şarjörü düşürebilir ve fişekleri elinizdeyken yerleştirebilirsiniz. Şarjörü yuvasına takarken de hiç bir zorlanma söz konusu değil.

Sürgüyü ilk çalıştırma denemelerimizde kurma kolu topuzunun boyut olarak normalin biraz altında olduğu gibi bir hisse kapıldık, ama üzerindeki kanalları ve polimer malzemenin tırtıklı yüzeyiyle sağlam tutuş açısından zorluk çıkarmıyor. İğnenin yayını sıkıştıran kurma hareketi aşırı güç gerektirmiyor ve sürgünün ileri geri hareketleri ile fişeklerin yatağa sürülüşü de gayet akıcı. Firma yetkilileri bize kovanların silaha dik yere yatay yönde ve belli bir şiddetle atıldıklarını söylemişlerdi, nitekim öyle olduğunu tespit ettik.

İsabet hassasiyeti açısından, kullandığımız her iki fişek birbirine yakın sonuç verdiyse de, Federal fişeklerle yaptığımız atışlardaki grupman daha biraz daha homojen ve dar çaplı oldu. Federal fişeklerin grupman çapı 28 mm kadarken, Ks fişeklerle yaptığımız atışlarda hedefteki delikler arası 30 mm kadardı. Ama Ks fişeklerle ilk iki atışın aynı delikten geçtiğini belirtelim. Tabii tüfekle (ve gayet iyi çalıştığını belirttiğimiz) tetik mekanizmasına biraz daha alıştıktan sonra daha isabetli atışlar yapılabileceği bir gerçek. Elbet silaha en iyi reaksiyonu veren özel dolum bir fişek formülü de isabet hassasiyetini arttıracaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here