BERETTA 98 FS, GİRSAN YAVUZ 16 REGARD MC, TAURUS PT 92 PRO

0
2152

İtalya, Brezilya, Türkiye: Dünyanın en ünlü silahlarından biri ile türevlerini karşı karşıya getiren bir karşılaşma. Sanki birbirinin kopyası gibiler, ama içlerinde farkı yaratan küçük ve büyük bazı özellikler saklı. Hepsinin ortak tarafı ise güvenilir birer silah oluşları

Kanının son damlasına kadar çarpışanların hazzını yansıtan bir karşılaşma: Bir tarafta üstad, yani Beretta 92, diğer tarafta öğrencileri, Brezilyalı Taurus PT 92 Pro ile Türk Girsan Yavuz 16 Regard Mc. Bir yanda beş asrı devirmiş gurur duyulan bir tarih ve bu tarihe eşlik eden iki milyon parçayı aşkın silah üretimi, diğer yanda önemli yerlere gelebilme isteği ve saldırgan bir gayret. Brezilyalılar, bu ülkenin silahlı kuvvetlerinin silah ihalesinin Beretta firması tarafından kazanılması sonrasında Sao Paulo’da bir Beretta fabrikası (1980 yılında) edinmenin büyük avantajına sahip oldular. Ama göreceğimiz gibi Taurus PT 92 basit bir taklitten ibaret değil. Gayet akıllı ve yüksek rekabet gücü olan çözümler bularak kendini geliştirmiş bir silah. Türk malı Yavuz 16 ise son derece modern imalat kriterleri, düşük işçilik maliyeti ve dolayısıyla cazip fiyat gibi avantajlardan yararlanıyor.
Bir Türk şirketi olan Girsan 1994 yılında kurulmuş ve ürettiği silahlarda CAD/CAM sistemleri ile CNC’li makineler kullanıyor. Beretta 92 sistemi bu firmanın amiral gemisi olmuş gibi, çünkü bu sistemi tam boy versiyonlardan kompakt modellere uzanan çok çeşitli silah ve donanımlardan oluşan bir ürün yelpazesi ile yorumlamayı başarmışlar.
Paolo Brocanelli kimdir?
Her üç silahla da yapılan taktik atışlarda arkadaşımız Paolo Brocanelli’den yardım istedik. Kendisi defalarca IDPA Avrupa Şampiyonu olmuş birisi ve hem bireysel hem de takım halinde IPSC dinamik atış Product Division’da dünya şampiyonlukları var. Brocanelli ayrıca mali poliste operasyonel atış eğitmeni.
ORTAK NOKTALARI
Bu silahların ortak müşterekleri hepsinin az ve basit parçalardan oluşuyor olması: Oynak bloklu kısa geri tepmeli (short recoil) kilit sistemi, boş kovan atışını ve manuel doldurma işlemini kolaylaştırmak için üstten açılan sürgü, dıştan horoz sayesinde isteğe bağlı tek veya çift hareketli tetik mekanizması, 15’li çift sıra şarjör (İtalya için üretilen Taurus Pt 92’nin şarjörü fazladan iki mermi alıyor) ve hafif alaşımlı metalden gövde. Emniyet tertibatı zengin ve etkin çeşitlere sahip. Bir kere tetiğe sonuna kadar basmadıkça iğneyi serbest bırakmayan otomatik iğne emniyeti mevcut; sonra (Beretta ve Girsan’da) sürgünün her iki yanında emniyet mandalı öngörülmüş ve hem horoz düşürücü hem manuel emniyet fonksiyonuna sahip. İğne iki parçadan oluşuyor, arkadaki parça emniyet silindirinin içinde bulunuyor ve silindir döndüğünde düşmekte olan horozla her türlü temas imkânsız hale geliyor.
Taurus tarafından geliştirilen sistem ise Beretta 92 modelinin orijinal ilk tipine monte edilmiş olan emniyet tertibatından türetilmiş ve mandalı Colt Government modelindeki gibi gövde üzerinde. Bununla birlikte günümüzde emniyet mandalları gövdenin her iki yanında ve önemli bir artıları var: Mandal yukarı doğru döndürüldüğünde horoz hangi pozisyonda olursa olsun sürgü ve ateşleme mekanizması kilitleniyor (emniyet horoz kurulu iken, istirahat pozisyonunda iken ve ilk çentiğinde devreye alınıyor). Mandalı aşağı indirdiğinizde ise, ilk çentikteki horoz güvenli bir şekilde düşüyor, zira otomatik iğne emniyeti her halükarda istenmedik bir atışı engelliyor. Bu çözümün silaha belirgin bir kullanım kolaylığı sağladığına kuşku yok, zira 1911 meraklılarına silahı dolu ve kilitli konumunda taşıma olanağı sağlıyor, artı olarak horoz düşürücü var. Madalyonun diğer yüzene bakarsak, emniyet mandalının sürgü üzerine yerleştirilmesi kabzayı her türlü fazlalıktan temizleyerek daha iyi ve kişisel bir tutuş sağlıyor. Taurus’taki diğer bir manuel emniyet tertibatı “Taurus security system” adı verilen mekanizmadan oluşuyor. Manuel emniyetin ön tarafına yerleştirilmiş olan sürgülü blok horozu hareketsiz hale getiriyor ve silahın yabancılar tarafından kullanılmasını engelliyor. Diğer bir otomatik emniyet tertibatı ise sadece Beretta 98 FS modelinde var: Horozun miline uygulanmış küçük bir disk gövdenin sol tarafında üstte bir çıkıntı şeklinde yer alıyor ve sürgü içine freze ile açılmış bir kanalda gidip geliyor. Bu küçük diskin amacı, ateş ederken sürgünün komple kırılması halinde arka tarafının atıcının yüzüne gelmesini önlemek. Girsan ve Taurus gibi üreticilerin bu mekanizmayı kendi silahlarına uygulama gereği görmeyişlerinin nedeni, bu tip bir kaza ihtimalinin artık böyle silahlar için çok uzak olduğunu gösteriyor. Şarjörün gövdeden ayrılması tetik köprüsü tabanına yerleştirilmiş enlemesine hareket eden bir düğme vasıtasıyla gerçekleşiyor. Orijinal Beretta 92 tabancada (dolayısıyla aynı zamanda Taurus 92 modelinde) şarjör butonunun kabzanın sol kapağının alt kısmında bulunduğunu hatırlatalım. Aynen eski Beretta 51 modelinde de öyleydi ve sonraları daha ergonomik bir pozisyona getirilmesi amacıyla yeri değiştirildi. Buna karşın, Beretta (ve daha sonra Girsan) solaklar tarafından kullanıldığında manuel olarak (kabza kapaklarını söktükten sonra) silahın sağ tarafına alınabilmesini sağlamak için kompleks bir şarjör düğmesi tasarlarken, Taurus firması gövde üzerinde bir yuva içine yerleştirilmiş daha basit bir şarjör düğmesi tercih etmiş. Bunun sonucunda, Taurus tabancanın solaklar tarafından kullanılması halinde, tutucu pimi dışarı çıkartmak için sivri bir aletle müdahale etmek, sonra da şarjör düğmesini ters çevirerek pimi tekrar yerine takmak gerekiyor. Taurus’taki düğmenin yüzeyi sıkı şekilde tırtıklı ve bulunduğu yuvadan 3 mm kadar dışarı çıkık. Dolayısıyla gövdeden fazla çıkıntılı olmaması nedeniyle şarjör değiştirme sırasında eli belli bir açıda döndürmeyi gerekli kılıyor. Buna mukabil silahı kılıfsız şekilde gizli taşıma sırasında şarjörün kazara çıkması gibi bir ihtimal, düğmeleri daha ergonomik olan Beretta ve Girsan’a oranla daha düşük.
ÇELİK VE ÖZEL ALAŞIM
Genel bir bakış açısıyla değerlendirdiğimizde silahlar arasında büyük bir fark yok: Namlu ve sürgü karbon çelikten, gövde hafif alaşımlı metalden. Fark ayrıntılarda gizli: Girsan modelinde gerdel ve icra mili (ve elbette kabza kapakları) polimer malzemeden. Geri kalan bütün aksam ve şarjör kapağı dahil bütün ayrıntılar ise metalden üretilmiş. Şarjör kapağı aynen orijinal Beretta 92 Sb modelinde olduğu gibi bükülmüş ince bir saç levhadan ve bu nedenle (hızlı bir değiştirme eylemi sırasında) şarjörü yere düşürdüğünüzde bu parçada ezilme vs gibi hasarlar söz konusu olabiliyor. Ayrıca büyük elli atıcıların küçük parmaklarına yeterli destek yüzeyi sağladığı da söylenemez. Taurus’ta, icra mili ile gerdelden başka, şarjör kapağı da polimer malzemeden yapılmış ve ön kısmında küçük parmağı dayamaya yarayan gaga formunda bir çıkıntı var. Pt 92’nin kabza ön yüzü (front strap) Girsan ve Beretta gibi tırtıklı olmadığından bu çözüm bir hayli faydalı denilebilir. Ama Taurus şarjörün orta kısmındaki taban kalınlığı sadece bir milim, bu da şarjörün birkaç kez yere düşürülmesi halinde sorun yaratabilir. Bu konuda kalite açısından en yüksek çıta Beretta’da, zira kendi şarjörlerini tam 4 mm kalınlığında polimer kapakla donatmış, içleri de metalden. Kapak atıcının küçük parmağına iyi dayanma yüzeyi oluşturacak türden ve deformasyona karşı dayanıklı yapıda.
Birkaç yıl öncesine kadar takviyeli polimer yerine kalın metalden yapılan şarjör kapaklarının, gerdellerin, tetiğin, şarjör düşürme düğmesinin, yay borusunun ve icra yayı milinin bugün artık yeni teknolojiyle polimer malzemelerden yapılması büyük avantaj sağlıyor. Bu malzemeden yapılan aksam yıllar boyu sağlam kaldığı doğru ama, petrol türevlerinin bu kadar fazla kullanılması elbet görsel anlamda rahatsız edebiliyor. Ayrıca, örneğin polimerden yapılmış bir tetiğe ayarlanabilir tetik yolu nihayet pimi uygulamak için dişli delik açmak çok zor. Neyse ki silahlarını bu tip kalıcı işlemlerle modifiye ettirmek isteyenlerin sayısı fazla değil!
FARKLI YÜZEY KAPLAMA İŞÇİLİKLERİ
İlk bakışta silahların yüzey kaplama işçilikleri çok benzer tipte, ama işin özüne bakılırsa bir takım değişiklikler var: Beretta mat siyah fosfatlama üzerine Bruniton adı verilen bir sentetik reçine uygulamak suretiyle koruyucu yüzey işlemi gerçekleştirmiş. Girsan tabancada da mat fosfat kaplama var, ama Bruniton uygulanmamış. Taurus ise tabancalarına Tenox adı verilen antioksidan ve antiröfle özel bir yüzey kaplaması uygulamış. Bütün bu yüzey işçilikleri ter ve neme karşı çok iyi dayanıklılık gösterirlerken, Tenox diğer ikisinin aksine aşındırma testine fazla direnç gösteremedi. İşçilik kalitesi açısından baktığımızda üç markanın da çok üst düzeyde olduklarını görüyoruz. Bütün sivri köşeler ve yüzeyler gayet iyi işlenmiş. Sadece Girsan tabancanın gövdesinin iç kısımlarındaki işleyen parçaların işçiliklerinde ufak tefek tereddütlerimiz oldu. Taurus’a gelince, oradaki tek tereddüdümüz ise şarjörün sırt kısmında sac parçaların eklem yerlerinin kısmen görünür durumda olmasıydı. Her halükarda bu sadece estetik bir sorun ve parçanın güvenilirliğinden bir şey eksiltmez. Şarjörlerin hepsinin üzerinde, beşinci, onuncu ve on beşinci merminin olduğu noktada kalan mühimmatı kontrol etme deliği mevcut. Beretta ve Taurus bu delikleri şarjörün sırt kısmına uygulamış, aslında İtalyan Mec-gar tarafından üretilen Girsan şarjörde ise delikler şarjörün yan taraflarında bulunuyor. Bu firmaların üçü de silahın çantası içinde bir adet yedek şarjör veriyor.
Sürgü üzerindeki tutuş güçlendiren kanallar gayet fonksiyonel: Beretta’nınkiler ince ve sık, Taurus ve Girsan’ınkiler daha seyrek ve derin. Daha derin ve seyrek tırtıkları şahsen daha fazla benimsiyoruz, çünkü bu tip kanallar özellikle askeri amaçlarla kullanılan tabancalarda kir ve çamur mevcudiyetinde bile daha iyi tutuş sağlıyor. Kabza tutuşunu güçlendirmek için de hem kabza önü hem de kabza sırtı üzerinde ince dikey tırtıklar öngörülmüş. Sadece Girsan bu kanalları kabzanın sırtında tercih ederken, ön taraf ise parmaklar için derin oyuklar uygulamış (finger groove ). Bu da Regard Mc ile Regard standart arasında ayırt edici bir fark oluşturuyor. Standart olanı Beretta 98 F modelinden neredeyse ayırt edilemiyor (Fs modelinden ise bu modelde üstte belirttiğimiz emniyet sisteminin bulunmaması nedeniyle biraz olsun farklı). Kabza kapakları üzerleri ince ve sık tırtıllarla işlenmiş ve sağlam tutuş sağlayan plastik malzemeden imal edilmiş. Sadece Taurus tabancada diğerlerinden farklı olarak üst kısımda Houge kauçuk yanaklar mevcut.
PARÇALARI BİRBİRİNE UYMUYOR
Tabancalar arasındaki benzerlik nedeniyle bazı parçalarının birbirine uyup uymadığını bir denemek istedik. Elde ettiğimiz sonuçlar paradoksaldı: Taurus’un namlu-sürgü grubu Beretta’nın gövdesinde gayet güzel hareket ediyor (ama iğne emniyetinin farklı pozisyonu ateş etmesini önlüyor), 98 Fs modelinin gayet sadık bir kopyası olan Girsan ise, ebatlar açısından küçük ama önemli farklılıklara sahip ve bu durum parçaların diğer silahlardaki eşdeğerleri ile değiş tokuşunu olanaksız kılıyor. Aynı şey kabza kapakları için de geçerli: 98 Fs için öngörülen bütün kapakların teorik olarak Girsan’a uymaları lazım (buna karşın sürgünün ekstra gerilemesini önleyen emniyet mekanizmasının olmaması nedeniyle Girsan’ınkilerin diğerlerine uyması söz konusu değil), ama kapakları monte etmeye kalktığınızda bunlar üzerindeki vida deliklerinin gövde üzerindeki yuvalara tam denk düşmediğini fark ediyorsunuz. Burada söz konusu olan farklılığın milimetrenin belki onda biri kadar olduğunu hemen belirtelim. Bu nedenle örneğin bir kılıf seçme söz konusu olduğunda sorun son derece önemsiz hale geliveriyor.
Beretta ile Girsan arasında değiş tokuş edilebilen yegane parça şarjör. Taurus’un şarjörü ise farklı bir yüksekliğe konulmuş olan bağlantı deliği nedeniyle diğer iki tabancaya uymuyor.
NİŞAN VE TETİK DÜZENEKLERİ
Silahların nişangah düzenleri rustik stilde, sağlam ve askeri tipte. Üçünde de arpacık doğrudan sürgü ile tek parça , gez yuvası ise kırlangıç kuyruğu tabir edilen tipte, yani bir zımba ve çekiçle (ya da Beretta katalogunda yer alan gez mengenesi ile) yatay yönde ayar yapılabilenlerden. İlk üretilen Beretta serilerinde gez çatalının ortasında beyaz referans noktası olurdu (Von Stavenhagen olarak adlandırılırlardı), bugün artık bunların yerine gez çatalının yanlarında bulunan iki beyaz nokta ile arpacığın üzerinde bulunan üçüncü küçük noktadan oluşan 3-dot system kullanılıyor. Diğer iki tabancada da bu nişangah düzeni kullanılmış. Gez çatalının geniş olması arpacığın iki yanında epey bir boşluk bırakıyor ve bu da nişan alarak yapılan hassas atışlar için değil ama, taktiksel hedefe kilitlenme ve hızlı atış serilerinde nişan almayı kolaylaştırıyor. Bazı şeyleri doğru yaptığınızda poligondaki hedef kağıtlarında çok iyi sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizim yaptığımız test atışlarında Taurus’un biraz daha geniş ve gönyeli gez sistemi ile sanki daha iyi nişan aldığımızı hissettik. İlginç bir diğer donanım ise yine Taurus’ta: Bu tabancanın gövde ön korkuluğu altına uygulanmış olan Picatinny ray sayesinde ışıklı dürbün veya lazer nişan sistemleri monte edebiliyorsunuz.
Tetik mekanizmaları tam askeri tipte: Göreceli olarak ağır diyebileceğimiz uzun yollu çift hareketli tetik , tek harekette yaklaşık 2 kilogramda düşüyor Bizim teste tabi tuttuğumuz örneklerde en hafif tetik Beretta’nınki idi ve dinamometrede 1.300 gram ağırlık tespit ettik. Onu izleyen 1.400 gramla Taurus oldu. Girsan’ın tetik ağırlığı ise 1.700 gram geldi.
Tabi bunlar denediğimiz silahlara ait veriler ve başka örneklerde aynı ağırlıkların söz konusu olacağı anlamına gelmez. Üç tabancanın da tetik boşluğu fark edilir boyutta. Biraz daha kıvrımlı tetiğe sahip olması nedeniyle bu konuda Taurus biraz daha avantajlı. Taurus’un tetik erişim mesafesinde (trigger reach) Beretta ve Girsan’a nispeten çok hafif bir kısalık hissediyorsunuz. Nitekim bu son ikisinin tetik kıvrımları daha fazla. Çift harekette tetiklerin performansı aşağı yukarı hepsinde aynı ve çift hareket sisteminde de tetik boşluğu kendini hissettiriyor.
TEST ATIŞLARIMIZ
Atış denemelerini 25 metre mesafeden ve destek kullanarak yaptık. Piyasada bulunan standart tipte Mfs, Sellier amp; Bellot veya Winchester marka 124 grain gömlekli mermilerden oluşan (full metal jacket – tam gömlekli mühimmat kullandık. Bunlara 123 grs Fiocchi leadless (kurşunsuz) tipte tam gömlekli mermileri de ekledik ve bir de kendi doldurduğumuz küt ya da konik çekirdekli 122 ile 147 grain arasında değişen mermilerle ateş ettik. Küt çekirdekli mermiler kullanmamızdaki amaç silahların besleme sistemini zorlamaktı, özellikle de Mermileri doldururken silindirik kapatma yapmamaya dikkat ettik, dolayısıyla birçok kovanda belirgin şekilde “göbek” ortaya çıktı. Ancak ne kadar zorlamaya çalışsak da bu çabamız nafile oldu, zira silahları hiç temizlemeden ve farklı mermilerle yaptığımız yaklaşık bin atışta bu üç silahın hiç birinde sorun çıkmadı ve üçü de en ufak tutukluk yapmadı. Bu hiç kuşkusuz silahların dizaynından (fişek besleme açısı çok düşük), hem de mermi besleme yeteneğinden kaynaklanıyor (Taurus ve Girsan’da besleme rampaları çok itinalı şekilde parlatılmış, Beretta’da ise krom kaplanmış).
Sürgüleri çok iyi çalışıyor ve sürgü hareketi hepsinde akıcı. Silahı kutusundan çıkarıp son atışı yapana kadar da bu hep böyle devam etti. Kabzalar oldukça iri ve bu nedenle nispeten büyük elli atıcılara avantaj sağlıyor. Bazıları farklı görüş bildirseler de bizim elimize eldiven gibi oturdular. Girsan’ın kabza ön tarafındaki ergonomik parmak izleri kabza uzunluğunu hafif azaltıyor ve eli biraz daha küçük olan atıcılara diğer iki silaha nispeten daha güzel oturuyor. Taurus’un kauçuk kabza kapakları çok konforlu, ama kabza önünün düz profili kontrolü biraz düşürüyor. Ama bunu dengeleyen de şarjörün gaga tipi dip kapağı. Emniyet tertibatı üçünde de rahat ve kullanışlı. Taurus’ta horoz düşürücü yayının uyguladığı direnç biraz daha fazla ve kaza riskini yok ediyor. Beretta’da (ve dolayısıyla Girsan’da) sürgünün hızlı hareketlerinde emniyetin kazara devreye girmesi epey eleştirilmişti. Aslında böyle bir durum ancak bir fişek kapsülünün ateşlememesi ve fişek namludayken horoz da ilk çentikteyken horoz düşürücü mandalının inmesiyle olabilecek bir şey ve kazara gerçekleşmesi imkansız gibi.
Uygulamaya geçtiğimizde, fişek değiştirince üç silahla elde ettiğimiz grupmanlarda net farklılıklar ortaya çıktı ve bunları “çok iyi” ile “zayıf” arasında değerlendirdik. 25 metre mesafeden atışlarda aldığımız sonuçların ortalaması Beretta’yı bir adım öne çıkarıyor. Bu silahla en iyi sonuç Sellier amp; Bellot fişeklerle alındı ve dört merminin grupmanı 30 mm içinde toplandı, beşincisi ise kaçak yaptı. Saniyede 390 metre hıza sahip Ltc çekirdekli fişeklerle yaptığımız atışlar ise çok kötü sonuç verdi. Hız konusunda Girsan tabanca Beretta ile aşağı yukarı aynı, ama grupmanları biraz daha dağınık çıktı. Bu silahla 25 metre destekli atışlarda en iyi sonucu Mfs fişeklerle 75 mm grupman elde ederek aldık. Taurus’un performansı da iyi ve hele Fiocchi kurşunsuz çekirdekli fişeklerle 50 mm grupman gerçekleştirerek çok iyi bir sonuç aldık (3 mermi aynı delikten geçti).

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here