SPS INVICTUS IPSC

“Made in Rome” AR 15 modeli ilk başarısını IPSC Rifle Avrupa Şampiyonasında İtalyan Irene Canetta’nın ellerinde kazandı. Namlusu her zamanki gibi 12,5 inçlik Lothar Walter, tetik mekanizması Geissele, paket donanımda hafif alaşımlı metalden yuvarlak el kundağı ve silahı “kişiye özel” yapan birkaç yan sanayi (aftermarket) aksesuar

Silahın IPSC versiyonu Xm 12 modelinin temel özelliklerini muhafaza etmiş ve buna 12,5 inç (318 mm) uzunluğundaki kısa namlu da dahil. Bununla birlikte, bazı aksesuarlar eklenerek daha zengin hale getirilmiş: Örneğin alüminyumdan yapılmış boru şeklindeki el kundağı; 9,9 inç (251 mm) uzunluğundaki Ace Skeleton kabza ve Geissele tetik grubu. Bunlar silahın temel versiyonundaki aksesuarlar, ama yarışmada kullanılan silah tam techizatlı “full dressed”. Avrupa şampiyonu atıcı İrene Canetta sayesinde, kendisinin de Veliko Tarnovo (Bulgaristan)’da yapılan Avrupa Rifle Şampiyonasında Ladies Open kategorisinde yarışırken kullandığı Sps Invictus IPSC modelini nispeten dinamik atışlarla test etme olanağı bulduk.

Silahta kullanılan Ace M4 Socom dipçik alüminyumdan, 5 pozisyona ayar yapılabiliyor, paket donanımdaki Ace Skeleton 9.9” dipçiğin yerini almış.

SEÇME PARÇALAR

Silahın mekanik aksamı Amerikan malı süper seçme parçalardan oluşuyor. Bunlar alt ve üst (upper amp; lower body) gövde üzerine yerinde monte edilmişler ve daha sonra üretici firma tarafından son rötuş ve ayarları yapılmış. 12,5 inç uzunlukta bir namlu tercihi silaha IPSC türü müsabakalarda da belli bir başarı getirmiş ve dolayısıyla hem taktik hem dinamik açıdan verimli. Görünüşte kısa olan namlu, aslında kompakt yapısıyla özellikle pencere, kapı ve köşelere yakın noktalarda yapılan hareketlere belli bir kıvraklık ve çeviklik sağlıyor, tüfeği dengeli ve hedefe hızlı yöneltilebilen bir silah haline getiriyor. Bu namlular Sps Invictus tarafından verilen resimlere göre dizayn edilerek Lothar Walter tarafından üretiliyorlar ve namlu ağzındaki çapları 18 mm, hatve oranları ise 1:8 inç (203 mm). Bu kategorideki müsabakalarda bazen hedefler veya plakalar 200-300 metre mesafelere yerleştiriliyor ve objektif olarak baktığımızda 20 inç (508 mm) uzunluğunda bir namlu SPR (Special Purpose Rifle) tipi silahlara kesinlikle daha uygun denilebilir. Ama 12,5 inç uzunluğunda bir namlunun da bu müsabakalarda etkili olabileceği bu silahla kanıtlanmış oldu.

Bunun elbette mantıksal bir denkleme dayanan bazı nedenleri var: Namlu göreceli olarak kısa olsa bile (zaten sub-carbine kategorisine giriyor ve short barreled rifle olarak adlandırılan kısa namlulu askeri silahlara da yakın), aslında bull barrel olarak üretilmiş bir namlu. Kesinlikle rijit ve atışlarda gördüğümüz gibi isabetli. Çapının büyük olmasından kaynaklanan ağırlığı, diğer versiyonlara göre daha sınırlı olan uzunluğuyla dengelenmiş oluyor. Örneğin bu özelliklere sahip karabinaların bir çoğu 14,5 inç (368 mm) uzunlukta “carbine” namlu kullanıyorlar.

Hızlı bağlantı sistemine sahip bütün kızaklar Alman Era Tac firması üretimi. Ana dürbün bağlantısı 20 moa eğimli.

Silahın çalışma sistemi Stoner direct gas impingement (doğrudan gaz çarpmalı) sistem ve namlunun boyuna uygun olarak mükemmel şekilde optimize edilmiş. Gaz geri kazanım sistemindeki gaz girişi low profile (alçaltılmış) tipte ve pozisyonu aynen M4 modellerindeki gibi. Bu nedenle “carbine lenght” olarak tanımlanıyor, yani 14,5 inç uzunluktaki namlularda olduğu yerde bırakılmış.

IPSC versiyonunda daha kullanışlı ve hafif bir el kundağı var. Alüminyumdan yapılmış oynak tipteki silindirik kundak üzerinde beşerlik seriler halinde açılmış mazgal delikleri var ve bunlar hem soğutma hem hafifletme amaçlı. Bunların boyları aynı zamanda Picatinny kızakların bağlantılarına“slot” vazifesi görecek şekilde ayarlanmış. Ayrıca kundak dizaynı sayesinde dürbün kullanımından red dot kullanımına ve tersine geçişler çok hızlı gerçekleşiyor.

MÜSABAKA AKSESUARLARI

İrene tarafından yarışmada kullanılan silah piyasada bulunan ve sadece atıcılık müsabakalarında kullanılan en iyi aksesuarlarla donatılmış durumda. Önce dipçikten başlayalım: Silahın paket donanımındaki 9,9 inçlik Ace Skeleton çok iyi bir dipçik olsa da, bunun yerine daha esnek olan uzatılabilir tipteki M4 Socom dipçik takılmış. Bu dipçik de Ace firması tarafından üretiliyor. Dipçiğin yapısı son derece basit, alüminyum bir borudan oluşuyor ve bunun üzerinde yine alüminyumdan yapılmış ve kauçuk tabanı (pedi) olan iskelet dipçik ileri geri hareket ediyor. 1,5 inçlik aralıkla yerleştirilmiş çentikler sayesinde dipçik uzunluğunu ihtiyacınıza göre (toplamda 38,1 mm) ayarlayabiliyorsunuz. Bunun için taban pedi üzerindeki bir düğmeye basmak yeterli. Dipçik gövdesini oluşturan alüminyum boru ince bir kapalı hücreli poliüretan köpük tabakası ile kaplı, bu sayede atıcı yanağını daha rahat şekilde dayayabiliyor. Ancak Ace Socom dipçiğin toplam ağırlığı 467 gram. Tabii bu sıklet onun daha sağlam olmasını sağlıyor, ama 190 gramdan başlayıp (örneğin Car-15 tipleri) 290 grama kadar uzanan teleskopik yapıda standart polimer dipçiklere göre neredeyse iki kat daha ağır.

Kurma kolu ile sürgünün gövdeden ayrılmış hali

Kauçuk kabza Leapers firmasının ürettiği Utg “ergonomic grip” modeli. Parmaklara oturan yuvalarıyla son derece anatomik bir yapıya sahip olması bir yana, arkaya uzantısı oldukça geniş, önde ise küçük bir tırnakla tetik köprüsünün altına uzanıyor ve buradaki boşluğu ergonomik açıdan çok iyi dolduruyor. Kabzanın sağ üst tarafındaki şişkin kısım ise (sağ elini kullanan atıcılar için) tetik parmağının orta bölümüne çok iyi bir yastık görevi yapıyor. Bu çözüm match tipi tetikle çok iyi uyum sağlamış, nitekim silahtaki Geissele tetik grubu da bu kategoriye uygun olarak düz tipte tetiğe sahip. Kabzanın sağ üst kısmındaki şişkinlik bir şekilde tetik erişim mesafesini (trigger reach’i) sınırlayarak atıcıyı sadece parmağının son boğumunu tetiğe paralel uzatmaya zorluyor. Tabii bu formun farklı el yapısına sahip atıcılarda denenmesi gerekli olduğunu belirtelim. Bu versiyondaki kurma kolu, Badger ordnance tarafından üretilmiş bir tactical latch (taktiksel tutucu) ile değiştirilmiş. Kurma kolunun (“T şeklindeki tutucunun sol tarafında bulunan) tırnağı oldukça iri boyutlu ve daha hızlı bir kurma ile daha sağlam bir tutuş sağlıyor. Ayrıca, kurma kolunun boyutları, silahı üstten çift parmakla yapılan klasik kurma işleminden farklı şekilde kurabilmeyi sağlıyor: Nitekim sadece latch’i tutarak sol elinizle geriye çekebiliyorsunuz.

Test ettiğimiz örnekteki emniyet mandalı da değiştirilmiş ve bunun yerine daha iri boyutlu “Dpms Lr-08D Oversized selector switch” takılmış. Bu emniyet mandalı için aslında çelikten dev bir “virgül” tanımını kullanabiliriz. Bu mandala kolayca müdahale edebiliyorsunuz ama bunu yerine takmak için yer açma amacıyla Utg kabzanın sol yüzünde bir miktar “hafifletme” işlemi yapılmış.

Schmidt amp; Bender Pm Short dot 1,1-4×20 dürbünün büyütme ayarlarını yapma halkası ilave edilen Mgm Switchview kol sayesinde daha kolay döndürülüyor.

Sps Invictus tüfeğin normal IPSC versiyonunda KAC (Knight’s Armament Company) üretimi şarjörü düşürmek için çift taraflı düğme mevcut. Bizim denediğimiz örnekte ise çift taraflı şarjör düşürme düğmesi yok, zira başka bir aksesuara yer açmak gerekmiş: Magpul BAD (Battery Assist Device) çift taraflı sürgü kilit manivelası. İki parçadan oluşan bu aksesuar orijinal kolun üzerinden geçen bir vida ile birleştiriliyor ve bunu komple örtüyor. Alt kısmında “L” şeklinde uzun bir kolu var ve bu da tetik köprüsünün içine uzanıyor. Dolayısıyla sağ elinizin işaret parmağı ile BAD’in (kurma yardımı tertibatının) tepe noktasına erişebiliyor ve elinizi kabzadan çekmeden veya sol elinizi kullanarak sürgüye müdahale edebiliyorsunuz. Bu sistem için Kristof Kolomb’un yumurtası denilebilir, ama bir çok atıcı veya güvenlik operatörü bu mekanizmayı hem rahat olduğu, hem pahalı olmadığı, hem de kolay monte edilebildiği için kullanıyor. İstediğiniz zaman da eski çalışma şekline dönmeniz mümkün. Komple çift taraflı kullanıma sahip kumandalarla donatılmış bir lower receiver satın almak ise daha pahalı bir formül.

Kurma kolunun orijinal manivelası yerine Badger ordnance üretimi Tactical latch kol takılmış.

Sps Invictus tüfeğin en önemli bileşenlerinden biri hiç kuşkusuz tetik grubu. Paket donanımda Geissele Super dynamic enhanced (Sd-e) çift kademeli tetik mekanizması mevcut; ilk kademenin tetik düşürme ağırlığı 2,2 libre (997 gram), ikinci kademedeki tetik düşürme ağırlığı ise 3,6 libre (1.632 gram). Tetiğin profili standart tetiklerdeki gibi yay şeklinde değil, tamamen düz. Bu versiyon hali hazırda bir çok special force güvenlik birimleri tarafından kullanılan tam otomatik modelden türetilmiş, ayrıca ABD ordusundaki Squad designated marksman (keskin nişancı) birliklerinde de bu versiyondan türetilmiş silahlar kullanılıyor.

Orta ve uzak mesafedeki hedeflere nişan almak için optik sistem tercihi Schmidt amp; Bender Pm Short dot 1,1-4×20 dürbünden yana kullanılmış. Bu aslında kompkat bir dürbün ile red dot (kırmızı nokta) arasında bir optik sistem. Nitekim çözünürlüğü en düşük ayarda (1,1x) tuttuğunuz ve red dot’u yaktığınızda (5 farklı ışık yoğunluğuna ayarlanabiliyor), kısa mesafeli atışlarda kullanılabiliyor, ama doğal olarak çok kısa mesafeli atışlara uygun olmuyor. Büyütme ayarını hızlı yapabilmek için taç düğme üzerine ilave bir kol “Mgm Switchview” yerleştirilmiş. Ayar için döndürme sırasında duyulan her bir klik yarım moa değerinde, dürbünün ağırlığı ise 570 gram. Bu tip müsabakalarda bilindiği gibi atıcıların neredeyse hepsi çok kısa mesafeli atışlarda ana dürbüne 45 derece açılı yerleştirilmiş ilave bir “reflex sight” kullanmayı tercih ediyorlar. İrene bu optik sistemin seçiminde C-More Tac modelini tercih etmiş ve bu optik sistemin ağırlığı da 340 gram geliyor.

Boru şeklindeki kundağın ve üç delikli kompansatörün yakından görünümü. Kundak yüzeyi mavi renkte anodize kaplamalı.

Dürbün bağlantıları ile iki ayaklı sehpanın (bipod) üreticisi Alman Era Tac. İkisinde de hızlı bağlantı sistemi mevcut. Schmidt amp; Bender dürbünün yekpare bağlantısı 20 moa eğimli ve bu şekilde farklı yarışmalarda 400 metre üzerinde mesafelere atış yapmak için uygunluk sağlanmış.

Alüminyum alaşımlı metalden gövde Mil Spec III anodizasyon işlemine tabi tutulmuş. Silahın iç kısmında polimer bir tampon mevcut ve The wedge olarak adlandırılan bu tampon Dpms tarafından korunuyor. Gövdenin kabzanın üst kısmına gelen noktasındaki bir taraftan diğer tarafa geçen vida şeklindeki sökme piminin altına, gövde ile buffer tabanı arasındaki boşluğa yerleştiriliyor, görevi ise öncelikli olarak pime yansıyan titreşimleri sönümlemek, böylelikle vidalı pimin gevşemesine mani olarak çerçeveyi sağlam-sıkılmış şekilde tutmak.

Çift ayaklı (bipod) sehpa Harris Hbr, ayakları 6-9 inç (152-229 mm) arasında ayarlanabiliyor.

Görüldüğü gibi upper receiver bu sefer “forward assist” donanımından yoksun.

Sürgü mekanizmasına da değinelim: Bu tüfekte kullanılan sürgü mekanizması booster kovan çıkartıcılı “Daniel defense”. Kovan çıkartma tırnağının yayı yüksek karbon içeriğine sahip silisyumlu çelikten yapılmış (harmonik çelik) ve her zamanki gibi üç değil 5 helezonlu. Çapı da kovan atma işleminin kusursuz gerçekleşmesi için standart yaylara göre biraz yüksek tutulmuş. Üretici firma, sürekli son derece güvenilir bileşenler kullanma gayreti içinde olduklarından hali hazırda Ar 15 modeli için yeni sürgü mekanizmalarını test ettiklerini bildirdi. Bu arada, silahın paket donanımında her zamanki gibi üç genleşme hücreli ve üstten dört delikli Zero recoil kompansatör bulunduğunu da bildirelim.

ATIŞ TESTLERİ

Sps Invictus Ipsc Bulgaristan’da yapılan müsabakalarda 77 grains Fiocchi Perfecta fişekler kullanmış. Ama biz silahı daha eksiksiz deneyebilmek için test atışlarımızı daha geniş bir yelpazeye yayılmış fişeklerle yapmak istedik. “Full dressed” silahı elimize aldığımızda ilk izlenimimiz hiç de hafif olmadığı yönündeydi. Çıplak haliyle ve boşken 3200 gram gelen silah, aksesuar donanımlarıyla birlikte boş şarjörle 4400 grama ulaşıyor, hatta Harris bipd sehpayı monte ettiğinizde ağırlığı 4750 grama yükseliyor. Yani atletik yapısının ve aksesuarlarının bir bedeli var!

Atışlara gelince, ilk önce yatar vaziyette ve önden destekli olarak 100 metreden beşerlik serilerle isabet testini tamamladık. İlk denediğimiz fişekler 55 grainlik FMJ çekirdekli Fiocchi oldu. Bunların barutunun inceliği (granül büyüklüğü) 1:8” hatve için çok ideal sayılmaz ve mermilerin 12,5 inçlik namludan çıkış hızı drastik şekilde düşerek 730 metre/ saniye gibi bir hız ortaya çıkıyor: Grupmanların hepsi merkezi ama çapları genişçe. Birkaç grupman daha küçük çaplı olsa da ortalamamız 80 mm oldu. Atış pozisyonu kompansatörü değerlendirmek için en uygun pozisyon sayılmaz, ama namlu ağzında patlama oldukça şiddetli. Buna rağmen silahta sarsıntı ve silkelenme yok.

Sadece 12,5 inç uzunluktaki namlusu ile silah bütünü halinde son derece kompakt bir yapıya sahip.

69 grain Fiocchi Perfecta fişeklerle taşlar yerine oturmaya başlıyor. Bilindiği gibi en yüksek performansı elde edebilmek için özenle seçilen farklı bazı bileşenler kullanılarak üretilen bu fişeklerin dolumu da firmanın bu işe tahsis edilmiş özel bir departmanında yapılıyor.

Daha çok savunma silahlarına yönelik üretilen bu serideki fişeklerde kullanılan malzeme çok farklı. Bu fişeklerle yaptığımız atışlarda da mermi hızı 760 metre/saniyeye düştü, ama grupman çapları çok daha iyiydi: Vuruşlar çapları 56 ile 45 mm arasında değişen daireler içinde toplandı.

İrene, daha önceki deneyimlerine de dayalı olarak Sps Invictus IPSC ile en iyi sonucu 77 grainlik Fiocchi Perfecta fişeklerin verdiğini belirtmişti. Nitekim bunlarla yaptığımız atışlarda 32 ve 30 mm çapında grupmanlar yakaladık. Hatta bir seride, maalesef son vuruşu ıskalasak da, diğerlerini 20 mm çapında bir grupmanda topladığımızı ifade etmeliyiz. Müsabaka koşullarını mümkün mertebe simüle edebilmek için sadece ön destek olarak iki ayaklı Harris sehpayı kullandık. Ayrıca atış serilerini “meditasyon” yapar gibi uzun uzadıya nişan alarak yapmadığımızı da ekleyelim. Geissel Sd-e tetik mekanizması mükemmel çalıştı ve bu zaten bir yenilik sayılmaz. Tetiğin ilk kademesi (birinci zaman) kısa ve sabit, ayrıca gayet akıcı; ikinci kademede tetik düşürme ağırlığı biraz daha ağır olsa da gayet net, bir benzetme yapmamız gerekirse klasik “camdan baget” gibi kırılgan ve bu özelliği Amerika’da çok tutuluyor. İlk kez ateş ederken tetiğin iki kademesine adapte olabilmek için uzun bir süre nefesinizi tutmak zorunda kalıyorsunuz, ama sonra aşamalara alışmanız zor olmuyor.

C-more red dot ana dürbüne göre 45 derecelik açıyla monte ediliyor; bunun amacı kısa mesafedeki hedeflere angaje olabilmek.

Schmidt amp; Bender dürbündeki Cqb retükül (dürbün iç taksimatı) ise bizde bazı tereddütler bıraktı: Daha 100 metrede ve maksimum büyütme oranıyla bile taksimat çizgileri hedefi fazla sıkıştırıyor ve atıcının dikkatini dağıtıyorlar. Muhtemelen 1-8×24 Pm Short dot versiyonunda bulunan Mil Dot Cc tipinde bir retikül işleri daha basit ve kolay hale getirebilir.

Testi yapan arkadaşımız C-more red dot ile hedefe angaje olurken silahı hafifçe döndürmüş durumda.

Bu üç mühimmatı ayrıca gayri resmi olarak karton hedeflere 15 ve 5 metre mesafelerden atış yaparak da denedik, böylelikle silahın omuzlanma ve hedefe çoklu angajman özelliklerini test ettiğimiz gibi, kompansatörün de görevini gayet etkin şekilde yaptığını tespit ettik. Bu kısa mesafelerden ateş edildiğinde mühimmat arasındaki balistik farklılıklar minimum seviyeye iniyor ve bütün mermiler hedefe “onikiden” isabet ediyor. Bu atışlarda red dot C-more dürbünden yararlandık ve 45 derecelik dönüşleri test etmek için ana dürbünle olan hizası üzerinde bir miktar oynadık. Zaten tüfeğin kundağının yuvarlak oluşundaki temel amaç da bu; nitekim elinizin üzerindeki dönüşü daha kolay hale geliyor. C-more red dot geniş bir görüş açısına sahip, ayrıca kırmızı noktanın ışık yoğunluğunu ayarlama olanağı kısa mesafeli atışlar için son derece fonksiyonel. Aynı şeyi “zero recoil” kompansatör için de söyleyebiliriz. İsabet hassasiyetini tespite yönelik testlerde gördüğümüz gibi özellikle hızlı serilerde çok faydalı oluyor, deliklerin yanda ve üstte bulunması sayesinde toz kalkmadığı gibi isabet hassasiyeti de azalmıyor. Tercih edilen kumandaları da en azından ergonomik açıdan doğru bir seçim olarak görüyoruz: BAD kolu sayesinde sürgü çok kolay serbest kalıyor, Tactical latch ise silahı tek elle bile gayet rahat kurabilme olanağı sağladığı gibi, fiyatı da gerçekten çok makul.

SONUÇ

Sps Invictus’un sahip olduğu nitelikler bir önceki testte zaten belli olmuştu, ama bu yeni IPSCversiyonunda sanırız en önemli özellikleri daha belirgin şekilde ortaya çıkıyor: Kompaktlığı, dengesi, isabet hassasiyet ve güvenilirliği. Tabii bu kadar çok aksesuarla donatılmış olarak karşımıza çıktığında tam bir “yarış atı” kimliğine bürünüyor, ama yarışmalarda aldığı sonuçlar da ortada ve bu sonuçlar sadece Stoner için değil onun yolundan gidenler için de son derece memnuniyet verici.

Son olarak silahın fiyatından bahsedelim: Normal donanımına Ace Skeleton 9.9” dipçik, Geissele Sd-e tetik grubu, KAC çift taraflı şarjör düşürme düğmesi, çift taraflı emniyet tertibatı, kompansatör ve boru kundak gibi aksesuarları da eklediğinizde, karşınıza 3.600 Euro gibi bir fatura çıkıyor, ama yarışmaya layıkıyla katılmak isteyenler için bu rakam mazur görülebilir. Ama isteyenler için Standart IPSC kategorisi de mevcut…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here